Buradasınız: Ana Sayfa | Basından | Vedat Milor - Milliyet Gazete: Hatay'da kötü meze yok

Vedat Milor - Milliyet Gazete: Hatay'da kötü meze yok

Bostancı'daki Hatay Restaurant eski meyhane kültürünü yaşatan mekanlardan biri. Mezeleri hem çeşit açısından zengin hem de belirli bir düzeyin üstünde. Ayrıca bir zamanlar kuzu kullanılan yemekleri danadan yapma hastalığı buraya bulaşmamış
 
Belki de biraz ayıp benim bu yaptığım. Nesli tükenmekte olan ve Osmanlı'dan günümüze miras bir kurumu tek bir yönüyle, yani yemek kalitesi açısından ele alıp eleştirmek.
Bu işe girişince mantığınız bir yöne çekiyor, duygularınız başka yöne.
Anlatmaya çalışayım. Hakiki meyhaneler artık yok oluyor, tarihe karışıyor diye devamlı hayıflanan tiplerdenim. Belki de anlamamakta direndiğim gerçek şu. Yok olan, gerçek arnavutciğeri ya da lakerda değil (onların da hakkını vererek yapılmışını bulmak epey zorlaştı).

Yok olan, bir muhabbet biçimi. Karşılıklı sevgi, saygı. Nükte tarafı ağır basan bal gibi lezzetli bir sohbet. 
Meyhaneden anladığımız nedir? Gürültülü patırtılı, sarhoşu bol, bir yandan dumanaltı olup diğer yandan densiz adamların yüksek sesle kendilerini methetmelerini dinlemek zorunda olduğunuz bir mekan mı? Hele bir de bazı kendini bilmezler bar ile meyhaneyi karıştırıp elde rakı bardağı, ortada volta atarlarsa.
Yoksa, lezzetli mezelerden azıcık atıştırırken alçak sesle konuşmak, bir yandan sohbet ederken hafiften hafiften kulağı tırmalamayan bir müzik eşliğinde demlenmek mi?
Eğer ikincisi ise özlem duyduğunuz, hem bu tip mekanlar seyreldi İstanbul'da hem de rakı içmenin adabını bilen eski kafadarlar.
Allah'tan Bostancı'daki Hatay Restaurant gibi mekanlar azalsa da hâlâ var. En önemlisi de, 40 yıllık arkadaşım Taci Baba gibi yarım küçüğü dört-beş saatte içmeyi bilen, bir lokmayı 40 kere çiğnemeden mideye indirmeyen, bir yandan kürekleri aheste çekerken diğer yandan arkadaşlarını dinlemeyi bilen insanların da henüz nesli tükenmemiş.

Müşteri kitlesi efendi
Ne mutlu bize ki Taci ve eşi Ayşe, bendeniz, bir de muhteşem bir hiciv zekası olan ve her "dahi" gibi özellikle de yakın arkadaşları ve bizzat kendi zevcesi Ayşecan'ın biraz "antika" bulduğu Dr. Cengiz bir aradayız (Cengiz kendisi için "antika" değil "prensip" sahibi der).
İçeri girer girmez, gözlerinin içi hem gülen hem de biraz hüzün dolu bir küçük dev adam kendisinden bir baş ufak olan Taci'yi kucaklıyor. Adı Memedali olan bu arkadaş buranın iki sahibinden biriymiş. 
Memedali bey yapmacıksız. Onu tanımayan bizler de buranın müdavimi gibi hissediyoruz.
Nasıl hissetmeyelim ki? İçeri girer girmez sizi sarıp sarmalayan bir mekan burası. Aşağıda bizi buyur ettikleri salon atmosfer olarak sıcak ve tavan biraz basık olsa da özgün. En önemlisi de, bunaltıcı yaz sıcağında, klima tam kıvamında çalışıyor, gürültü etmeden ve üzerimize su akıtmadan.
Garsonların hepsi tertemiz ve terbiyeli. Müşteri kitlesi efendi. Müdavimler arasında samimiyet var, yılışıklık yok. Ayrıca dumanaltı da olmuyorsunuz.
Sofranız hemen donanıveriyor. Mezeler oldukça bol ve belli bir düzeyi tutturuyorlar. Kötü meze yok. Bazıları damakta iz bırakıyor.
Örneğin beyin salatası. Taptaze. Ağızda krema gibi. Hafif tatlı ve kendine özgü, son derece tatmin edici. Patlıcanlı mezeler de diri. Hem köpoğlu hem de patlıcan salatası.
İyi beyaz peynir ve kavun olmadan rakı içilmez. Her ikisi de vasat üstü burada. Ayrıca yoğurtlu semizotunun da semizotu / yoğurt oranı yerinde ama yoğurt sıradan.

Ara sıcaklar çok iyi
Diğer soğuklardan deniz börülcesi çok taze değil. Barbunya pilaki de biraz sert ve çok sulu. Lakerda da aşırı tuzlu. Dr. Cengiz en akıllımız tabii. Lakerda bu kadar tuzlu olunca rakı ya da masamızdaki iki genç kızın yaptığı gibi Çankaya ile değil, kola ile içilmeli!
Buna karşılık ara sıcaklar çok iyi. Paçanga böreğinin pastırması bol. Arnavutciğeri sinirsiz. Güveçte yaptıkları tereyağlı, pul biberli yaprak ciğer enfes. Belki Edirne'de daha iyisi vardır ama İstanbul'da bundan iyisi can sağlığı.
Ana yemek olarak önümüze konan kavurma da kuzu etinden. Demek ki eskiden kuzu kullanılan yemekleri danadan yapma hastalığı Hatay'a bulaşmamış. 
Müşteri lezzetli yemeği kazıklanmadan yemek istiyor. Hatay bunu beceriyor. Kavurma oldukça iyi. Soğan ve domates dışında kültür mantarı da koymuşlar, bence gereksiz. Gene de tavsiye ederim. Sıra tatlıya geldiğinde, künefelerini özellikle tavsiye ederim. Bir de ceviz yerine antepfıstığı olsa üzerinde! n
Tel: (0216) 361 33 57


Vedat Milor - Millyet (17.09.2007)

Paylaş

Hatay Restaurant

Bağdat Caddesi No: 526
34744 Kadıköy

İletişim

Telefon: (0216) 361 3357

Cep: (0542) 506 9658

Email:  Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
İnternet: http://www.hatayrestaurant.com